İhracatta Ar-Ge ve İnovasyon

Özellikle içerisinde bulunduğumuz pandemi döneminde birçok insan ticarete atılmışken ve oluşumlarını hızla büyütüyorken yapılması gereken bir şeyin; yani inovatif fikirlerin ortaya atılması, bu zincirde kendine yer edinmek isteyen firmalar için şart haline geldi.

Gelişen ve yerleşen teknoloji ile birlikte özellikle ihracatta Ar-Ge ve inovasyon faaliyetleri, özellikle işletmeler için zaman ilerledikçe önem kazanmaktadır. Bunun nedeni ise ülkeler ve işletmeler arası rekabeti hızlandırma yönünde katkı sağlayacak yollardan birinin inovasyon, diğerinin ise Ar-Ge olarak görülmesidir.

İhracatta Ar-Ge ve İnovasyon Çalışmaları

İhracatta en önemli hususlardan birisi, pazarladığınız ürünün niteliğidir. Bu hususta da devreye Ar-Ge ve inovasyon girmektedir. Çünkü uluslararası pazar piyasasında ortaya koyduğunuz ürünün diğer ürünlerden farkı, işlevselliği alıcıyı cezbetmeli ki sizin de bu sektörde tutunabilme konusunda rekabet içerisinde olduğunuz firmalar arasından bir adım öne çıkabilme imkânınız olsun.

Büyük ölçüde internet kullanımını bilen ve ürün niteliği-hizmet karşılaştırması yapan birçok tüketiciler olarak kullandığımız veya ihtiyacımız olan her ürünün öncelikle diğerlerinden ne farkı olduğuna ve ne gibi yenilikleri olduğuna göz atarız. Teknoloji ilerledikçe de birçok üründe gün geçtikçe gelişmiş versiyonuyla karşılaşmaya başlıyoruz. Bu durum mikro bazlı düşündüğümüzde ne kadar gerçekleşiyorsa makro bazlı düşündüğümüzde de o kadar gerçekleşiyor.

Şöyle diyebiliriz ki; Türkiye’de herhangi bir teknolojik ürüne veya başka bir alandaki ürüne ne kadar ihtiyacımız var ve farklı/gelişmiş versiyonları ilgimizi çekiyorsa, başka bir ülkede bulunan insanlar için de durum o kadar aynı olmaktadır. Durum böyleyken hedef kitlemiz minimumdan maksimuma çıkıyorsa, ürün geliştirme ve yeni çözüm odaklı fikirlerin ortaya çıkmasında da hedefimiz maksimuma çıkmalıdır. Bunun yolu da inovasyon ve Ar-Ge’den geçmektedir.

Üretim alanında benzer teknolojik imkânların dünyanın pek çok yerinde kullanılıyor olması, tüketiciler için de ortaya birçok çeşit ve fiyat skalasında ürün koymaktadır. Değişen özellik, değişen fiyat derken bu da hitap edilen alıcı kitlesini değiştirdiği için rekabet bu açıdan fazlasıyla artmaktadır. Bu yönde en akılcı çözüm ise çok yönlü bir araştırma ile ihtiyaçları belirleyerek yapılacak gelişimlerdir.

Her ne kadar dünyanın dört bir yanında aynı ihtiyaçlara yönelim aynı olsa da bu ülkelerin yaşam koşullarına göre şekillenmektedir. İhracat aşamasında pazarladığımız ürünün sunacağı hizmet ve yenilik düzeyi de büyük bir önem arz etmektedir.

Ar-Ge ve İnovasyon

Ar-Ge ve inovasyon sonucu ortaya koyacağımız yenilikçi ürünlerin, rekabet içerisinde olduğumuz firmaların ürünlerinden farklı olması, ürünümüzün her yerel hem de uluslararası pazarda diğer hizmetlere nazaran daha çok tercih edilmesine yardımcı olacaktır.

Geçmiş zamanlardaki pazarlamaları incelediğimizde uluslararası şirketler ekonomi, iş gücü, ürün temini gibi birçok nedenden faydalanıp rekabette avantaj sağlamışlardır fakat küreselleşme bu durumu da değiştirmeye başlamıştır. İhracatla birlikte firma ve işletmeler belirli bir noktaya kadar büyüme sağlayabilmektedir. Asıl mesele ise bu büyümenin sürdürülebilir olmasıdır. Sürdürülebilirlik ise sahip olunan inovasyon gücüne göre yol almaktadır.

Uluslararası pazarlarda işletmelere katkı sağlayacak bir diğer yol ise deneyimsel bilgidir. Firma ne kadar ihracat girişiminde bulunduysa, girişimde bulunduğu pazarın ihtiyaç, talep, ekonomik gibi unsurlara o kadar hâkim olmuştur. Aynı zamanda temasta olduğu müşteriler ile ilişkilerini de bir o kadar geliştirip birincil ağızdan ihtiyaçları öğrenebilir ve bu sayede inovasyon ile Ar-Ge faaliyetlerine yön verebilir.

Ar-Ge ve inovasyon çalışmalarına daha fazla ağırlık veren firmaların, diğer firmalara göre ihracata daha fazla meyilli olduğu saptanmıştır. Aktif halde devamlı yenilikçi ve gelişimci düşünce yapısıyla ve uygulamalarıyla hareket edip ihracata meyilli olan işletmelerin uluslararası pazarlarda da yer edinme olasılığı artmaktadır.

Diyebiliriz ki; Ar-Ge ve inovasyon işletmeler için büyük bir velinimettir. Guan&Ma, firmaların rekabet avantajı sağlamasında ve sürdürülebilirliği devam ettirmesinde inovasyon çalışmasının önemini belirtmektedir

Yapılan birçok araştırma da bu durumu kanıtlar nitelikte olmuştur. Bu araştırmalardan birisi, Doğu Almanya ve Batı Almanya’daki binlerce firmanın 1993 ile 2003 yılları arasındaki verileri ile yapılan araştırmadır. Araştırma ise inovasyon çalışmalarında bulunan ve inovasyon çalışmalarında yer almayan isimler arasında hatırı sayılır farklılar ortaya çıktığı sonucunu vermiştir. Yani yenilikçi ve gelişimci firmalar ihracata yatkın ve gelirlerinin büyük çoğunluğunu ihracat yoluyla elde ediyorken Ar-Ge ve inovasyona tutunmayan firmalar ihracata da tutunamamıştır. Bu da inovasyon ve Ar-Ge çalışmalarının önemini yeterince vurgulamaktadır.

İhracatta İnovasyon Örneği

Bir Örnek: Huawei ve Ar-Ge Çalışmaları

Günümüz yaşantısında birçok kullanıcı tarafından sevilen, çoğu insanda görebileceğimiz herhangi bir ürün çeşidinin mevcut olduğu isimlerden birisi olan Huawei ise bu konuda en güzel örnekler arasında yer almaktadır.

2018 yılında Ar-Ge alanında 15 milyondan fazla harcama yapan Huawei, şekilde de gördüğümüz gibi Microsoft, Volkswagen ve Apple’ı geride bırakarak ilk beş içinde üçüncü olarak yerini aldı. Bu tablo aslında Huawei şirketinin ne kadar akılcı adımlar attığının, yeniliğe ve gelişmeye verdiği önemin de bir göstergesidir.

Şu an birçok ülkede kendine yer edinmiş, uluslararası pazarda da tutunmayı başarmış olan Huawei, bu başarısını Ar-Ge ve inovasyon çalışmalarıyla elde etmiştir. Bu durum da inovasyon ve Ar-Ge’nin ihracata ne denli etki ettiğini gösteren bir diğer örnektir. Tabii bu sadece Huawei için geçerli olan bir durum değildir.

Hedefini yenilikçilik ve gelişme olarak belirleyen birçok firma, ihracatın etkisini kendi isimleri üzerinde görmüştür. Uluslararası pazardaki ihtiyaçları, ürüne niteliklerine verilen değeri saptayan işletmeler ihracat ile büyümeye devam edecek ve sürdürülebilirliği de sağlayacaktır.